Reşat Nuri Güntekin- Çalıkuşu Kitap İncelemesi
![]() |
Çalıkuşu romanında Feride’nin yaramazlıkları
gençlik döneminde teyzesinin oğlu Kâmran’ı kıskanması, yaşadığı bu duyguların
aşk olduğunu anlaması ve Kamran’la nişanlandıktan sonra İstanbul’u terk edip
Anadolu’nun ücra köşelerinde çektiği maddî ve manevî sıkıntılardır.
Ana Karakterler:
·
Feride: Kitabın baş karakteri aynı zamanda Anadolu’da
öğretmenlik yapan İstanbul terbiyesi almış bir kadın. Kitapta daha çok “Çalıkuşu”
lakabıyla anıldığını görüyoruz.
·
Kamran: Feride'nin kuzeni ayrıca eşi.
·
Munise: Feride'nin Zeyniler köyündeki öğrencisi
ona acıyıp evlat edindiği kız.
Kurgu Özeti;
Kitapta, asıl olaylar Feride’nin teyzesinin evinde
kalmasıyla başlar. Bir yandan Fransız okuluna giden Feride, tatillerde
teyzesinin evinde yaşar. Kamran ve Feride başlarda birbirlerini kuzen olarak görürler
ancak daha sonra Feride’nin mezuniyet zamanı geldiğinde Kamran, Feride’nin
görgülü, kültürlü bir genç kız olduğunun farkına verir. Her ikisi de
birbirlerine karşı bir hoşlanma hisseder ancak bu his, ikisinin de içlerinde
saklıdır. Zaman geçtikçe, birbirleriyle daha çok vakit geçirdikçe Kamran,
Feride’ye açılır ve nasıl olduğu bilinmeden nişanlanacakları gün gelir. Feride,
o gün gelene kadar eski çocuksu tavırlarına sergiler. Nişan çok yaklaşmışken, oturdukları
konağa biri gelir. Gelen kişi, Kamran’ın eski sevgilisinin bir tanıdığıdır. Bu
kişi Feride’ye; Kamran’ın eski sevgilisinin hasta olduğunu ve hala Kamran’ı
sevdiği söyler. Kamran’ın yazmış olduğu bir mektubu da okutur. Bunun üzerine Feride
kimseye hiçbir şey söylemeden gizlice konaktan ayrılır. Annesinin zamanında
olma dadasının yanına gider. Oradan sonra ise Anadolu’ya öğretmenlik yapmaya
gitmeyi aklına koyar. Dadısından tek başına yaşmak için olan tüm bilgileri alır,
tüm ev işlerini öğrenir. Dadasından yanından ayrıldıktan sonra olan yılları çok
zorlu geçmiştir. Maarif Müdürlüklerini gezer, kendini bir iş arar. Bir okula
girer kısa süre sonra çıkar, etraf ona kötü bakar derken yoksul bir köyde
öğretmenliğe başlar. Burada Munise ile tanışır. Hem çok güzel günler geçirir
hem de çok şaşırır. Neredeyse kendisinden 10 yaş küçük öğrencisi evlenir. Daha
sonra Munise’yi babasından evlatlık olarak alır, beraber çok güzel günler geçirirler.
Feride, buradaki okulun kapanmasıyla başka bir köye gider. Tabii yanında Munise
de gelir. Bu köyde bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra savaş nedeniyle okul,
hastaneye çevrilir. Feride bir süre evde oturduktan sonra dayanamaz ve
hastaneye yardıma gider. Doktor ile çok iyi anlaşırlar, doktor onu kızı gibi
görür. Feride, bu hastanede yüzünden hasar alan bir asker ile tanışır. İşler öyle
gelişir ki Feride, askere biraz üzüldüğü ve iyi biri olarak gördüğü için onunla
evlenmek ister. Tam nişanlanacaklarını duyuracakken, asker Feride’nin daha iyi
insanları hak ettiğini söyleyerek Feride’yi vazgeçirir. Günler bu şekilde
geçerken Munise çok hastalanır ve doktor ne yapsa da Munise’yi kurtaramaz.
Bunun üzerine Feride yıkılır. Doktor, Feride’nin zarar gören ruhunu tedavi
etmek için kendi çiftliğinde beraber yaşamaya başlarlar ancak bu şekilde de
etraf dedikodu çıkarır. Çare olarak evlenmeye karar verirler ve evlenirler.
Tabii Feride ve doktorun ilişkisi daima baba- kız ilişki olarak kalır.
Feride, ilk gençlik yıllarında evden ayrıldığını ilk
kez birine, doktora anlatır. Kamran da o sıralarda doktora ulaşır. Doktorun
ricası üzerine Feride, akrabalarını ziyarete gider. Kitabın son sayfalarında bu
şekilde can alıcı hikâye başlar. Feride, diğer teyzesinin yanına gidip doya
doya onlarla vakit geçirirken Kamran gelir ve aynı zamanda da doktorun vefat haberini
alır. Feride, dul kalmıştır. Kamran’ın ikna çalışmaları başlar ve karşılıklı
konuşunca Feride yumuşar. Nihayetinde bir sabah Kamran eniştesiyle beraber
gider ve Feride ile evlenir. Yazar, bu şekilde kitabın başlarında başlayan aşkı
ancak kitabın sonunda kavuşturur.
Kitap Değerlendirmesi;
Bu roman bir yandan Feride ile Kâmran arasındaki aşk
diğer yandan Anadolu insanlarının sefaleti, geri kalmışlığı, dar düşünceleri ve
cehaleti karşısında tutunmaya çalışan aydınların çatışmaları eserin başlıca
temalarından biridir. Ayrıca yazar o dönem Türkiye’sinde eğitim-öğretim kurumlarındaki
aksaklıkları, yetersizlikleri, bürokrasiyle ilgili çarpıklıkları da tüm
çıplaklığıyla aktarmak istemiştir. Romanda eğitim öğretimde gerilik ve
imkânsızlıklar, bürokrasideki çarpıklıklar, çıkar çarkları, düzenbazlıklar,
insanlardaki taasup ve çok eşli olmaya meyyal tutumlarından
kaynaklanan geleneksel ama çağdışı yaklaşımlar ve bakış açıları “Yaşlı
insanların genç kızları kuma olarak istemeleri, yaşlı adamların genç güzel ve
aydın genç kızları elde etmeye kalkışmalarının toplum tarafından yadırganmaması,
Anadolu’daki halkın yoksulluğu ve geri kalmışlığı romandaki başlıca sosyal
temalardır.
Romanda sevgi, “merhamet”, “acıma”, “şefkat” duyguları
da başlıca temalardır. Feride, soğuk bir kış gecesinde, kapısına donmuş bir
hâlde gelen Munise’ye acır, onu bir anne şefkatiyle kucaklayıp evlat edinir.
Doktor Hayrullah Bey, gönlü yaralı Çalıkuşu’nu Anadolu’nun ücra bir köşesinde
görünce ona acır. Onun mutlu olması için elinden geleni yapar. Feride’yi kızı
yerine koyar, baba şefkatiyle sever. “Ölüm” ve “ayrılık” temalarının da etkisi
büyüktür. Kader, âdeta Feride’yi yalnız bırakmak için onun sevdiklerini teker
teker elinden alır ‘’
Çalıkuşu romanının en önemli teması, Feride ile Kâmran
arasında yaşanan “aşk” tır. Roman kahramanı olan Feride, Kâmran karşısında
hırçınlaşıp ondan nefret ettiğini söylese de yaşadığı yıllar boyunca Kâmran’ı
hep sevmiştir.
Kitabın Adı : ÇALIKUŞU
Kitabın Türü :
Roman
Kitabın Yazarı :
Reşat Nuri GÜLTEKİN
|
Dil |
:
TÜRKÇE |
|
Sayfa
Sayısı |
: 544 |
|
Cilt Tipi |
:
Karton Kapak |
|
Kâğıt
Cinsi |
:
Kitap Kâğıdı |
|
Boyut |
:
13.5 x 19.5 cm |

Yorumlar
Yorum Gönder